8 Ekim 2012 Pazartesi

Modern Çağın Fırsat Maliyeti: Aşk



            Görüyorum ki aşk oyuncağa dönmüş sayın seyirciler. Bir yap-boz´dan farkı kalmamış. Bir yıl olmadan ayrılmalar barışmalar...
             -   Ben sıkıldım ayrılmak istiyorum yürümüyor sevgim bitti!
      Bir hafta bile dolmadan 
             -   Ben sensiz yapamıyorum aşkım tekrar deneyelim.

           Görülmemiştir bu denli ikiyüzlülük hiçbir devirde. O yüce duygu, o mukaddes kader kalemi “aşk” öyle bir hal almış ki çocuklar bile güler olmuş sevgililerin hallerine.
            Hani diyor ya şair; “Aşk şakaya gelmez / Bir defa sevdin mi / Bir nisan deyip çıkamazsın işin içinden”… Bir nisana ne hacet, aşk dedikleri gönül eğlencesine son vermek fikri o denli yerleşmiş ki insanların bilinçaltına, “seni sevmiyorum kandırdım seni” demek için bir nisana gerek duyulmuyor.
            Eskiden karşı tarafı kırmamak için “seni sevmiyorum” demek o kadar zordu ki çoğu zaman seven sevilmese bile sırf onun aşkına duyulan saygıdan dolayı “seni sevmiyorum” denilmezdi. Yalanlar beyazdı anlayacağınız. “Seni seviyorum” karşı tarafın aşkına, sevgisine duyulan saygıdan söylenirken; şimdiler de bu bir fırsat maliyetine dönüşmüş durumda. Bunun deprem bölgesine en pahalı ekmeği satmaktan hiçbir farkı yok. O denli çirkin, o denli insani karakterlere uymayan, o denli yüz kızartıcı bir davranış.
            Aşk yüceleşip ilahi aşka varırdı bundan yıllar önce… Şimdi cüceleşip yerin altına giriyor hiç çıkmamak üzere…
            Şimdi hatırladım! Öyle ya aşkta modern çağa ayak uyduruyor. Her şey artık çok hızlı ilerliyor ve sonuca varıyor. Aşkta çok çabuk başlıyor, her şey alelacele yaşanıyor ve bir nisan varisi bir günde şaka gibi bitiyor.
            Şimdi diyorum ki
            “Ey Aşk keşke sen cahil kalsaydın…”
                                                                                             Karaoğlan Taşdemir

7 Ekim 2012 Pazar

Kısaca Hayat Şiirim

Bir sesin duvarda yansımasıyla konuşuyorum
Kendimle
Hiç kimsem olmamış bir evde barınıyorum
Umut yok
Kendime bakıyorum aynada uzun uzadıya
Geçmişim
Hüzün kaplı bir çerçevede bir aile hatırası
Sevdiklerim
Yatak odamda bir yalnızlık yatağının sessiz iç çekişleri
Sevgilim
Televizyonda yine 90lardan kalma bir müzik
Çocukluğum
Evlerden tüten soba dumanlarının hoş kokusu
Yoksulluk
Hiç küvetlerde yıkanmamış bedenime bir küvet
Tabut

Karaoğlan Taşdemir