Görüyorum ki aşk oyuncağa dönmüş
sayın seyirciler. Bir yap-boz´dan farkı kalmamış. Bir yıl olmadan ayrılmalar
barışmalar...
- Ben
sıkıldım ayrılmak istiyorum yürümüyor sevgim bitti!
Bir hafta
bile dolmadan
- Ben
sensiz yapamıyorum aşkım tekrar deneyelim.
Görülmemiştir
bu denli ikiyüzlülük hiçbir devirde. O yüce duygu, o mukaddes kader kalemi
“aşk” öyle bir hal almış ki çocuklar bile güler olmuş sevgililerin hallerine.
Hani diyor ya şair; “Aşk şakaya
gelmez / Bir defa sevdin mi / Bir nisan deyip çıkamazsın işin içinden”… Bir
nisana ne hacet, aşk dedikleri gönül eğlencesine son vermek fikri o denli
yerleşmiş ki insanların bilinçaltına, “seni sevmiyorum kandırdım seni” demek
için bir nisana gerek duyulmuyor.
Eskiden karşı tarafı kırmamak için
“seni sevmiyorum” demek o kadar zordu ki çoğu zaman seven sevilmese bile sırf
onun aşkına duyulan saygıdan dolayı “seni sevmiyorum” denilmezdi. Yalanlar
beyazdı anlayacağınız. “Seni seviyorum” karşı tarafın aşkına, sevgisine duyulan
saygıdan söylenirken; şimdiler de bu bir fırsat maliyetine dönüşmüş durumda.
Bunun deprem bölgesine en pahalı ekmeği satmaktan hiçbir farkı yok. O denli
çirkin, o denli insani karakterlere uymayan, o denli yüz kızartıcı bir
davranış.
Aşk yüceleşip ilahi aşka varırdı
bundan yıllar önce… Şimdi cüceleşip yerin altına giriyor hiç çıkmamak üzere…
Şimdi hatırladım! Öyle ya aşkta
modern çağa ayak uyduruyor. Her şey artık çok hızlı ilerliyor ve sonuca
varıyor. Aşkta çok çabuk başlıyor, her şey alelacele yaşanıyor ve bir nisan
varisi bir günde şaka gibi bitiyor.
Şimdi diyorum ki
“Ey Aşk keşke sen cahil kalsaydın…”
Karaoğlan Taşdemir

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder